PDA

Tam Sürüm Bilgini Göster : Müsadenizle çocuklar türkü baba geliyor (raportaj)


ahmetordu52
10-28-2009, 11:40 AM
eni kaset çıkaranlar kervanında yerini alan ve hareketli promosyon dönemine eşi Şebnem Kısaparmak'la el ele giren 'Türkü Baba' Fatih Kısaparmak; "Meydan çok boş kaldı." diyerek yeminini bozdu.

Sevenlerinin, özellikle de eşi Şebnem Kısaparmak�ın ısrarları üzerine �Ben İki kere Ağladım� kasetiyle geri döndü. Kısaparmak; bir gecede şöhret olanların, müziğiyle ve sesiyle değil de, vücut teşhirciliğiyle bir yerlere gelenlerin daha bir el üstünde tutulduğu sistemi protesto etmek amacıyla �çığlık çığlığa sustuğunu� söyleyerek bir daha kaset yapmamayı kararlaştırmıştı. Fatih Kısaparmak ve kasette en az onun kadar sesi, sözleri ve besteleriyle yer alan Şebnem Kısaparmak�la müzik çalışmaları ve aile yaşantıları hakkında konuştuk. Her konuda tevazu gösterme gayretinde olduklarını söyleyen çift, örnek aile yaşantıları hakkında tevazu gösteremediklerini söylüyor.

Bir daha kaset yapmayacağınızı ve ortalıklarda görünmeyeceğinizi söylemiştiniz. Çokta uzun olmayan bir süre sonra yeni bir kasetle geri döndünüz. Neden döndünüz ve o zaman neden kaset yapmamaya karar vermiştiniz?

32 aydır kendimi ekranlardan çok çok özel programlar dışında uzak tuttum. Sebebi, ekranlardaki kirlilikti ve haksız rekabet ortamıydı. Dejenerasyon ve haksız rekabet derken; bulunduğu yere tırnaklarını kanatırcasına ve bu işe yıllarını vererek gelmiş insanlarla, bir gecede şöhret yapılanların aynı keseye konmasıdır. Avaz avaz sustuğum, çığlık çığlığa sustuğum bu sürede başta Şebnem Kısaparmak olmak üzere yakın çevremdeki birçok insan meydanı bu denli boş bırakmanın doğru olmayacağı noktasında bana telkinlerde bulundular ve ikna da ettiler.

Şu sıralar birçok eski şarkıcı da yeniden kaset çıkarttı. Siz de! Yani meydanı çok boş bıraktık biz geliyoruz mu diyorsunuz?

Rahmetli Barış Manço�nun bir albümünün ismi �Müsaadenizle Çocuklar� idi. Pop müziğin 90�ların başında patlayışıyla bir anda altüst olan gündemde yaşanan kaosu bitiren bir albümdü o. Biz de dağılanı toplamaya geldik. Biz derken sizin sorunuza cevaben söylüyorum. Boş kalan tarlayı ayrık otları sardı, tarla baştan aşağı ayrık otlarının işgaline uğradı. Artık bu haksız rekabet ortamında dahi olsa başımızı suyun üstüne çıkarmalıyız noktasına getirildik.

Size niye �Türkü Baba� deniyor? Müslüm Baba ve Orhan Baba�yla bir benzerliği ya da paralelliği var mı?

Bilemem onu. O, 1993�te 1 Temmuz Kabotaj Bayramı sebebiyle Harbiye Açık Hava Tiyatrosu�nda verdiğimiz konser sırasında kendiliğinden oluşan bir şeydir. Orada �Türkü Baba�ya sevgiler, selamlar� diye bir pankart açıldı. Ertesi gün yazılı basında kullandılar. O günden bugüne yerleşti. Pankartı gördüğümde söylediğim bir şey vardı; �Türkülerimiz bu ülkenin manevi tapusudur. Onlara babalık etmek kimsenin haddine düşmemiştir. Ben sadece oğlumun babasıyım. Ozan�ımın babasıyım.�

Sanatçı evlilikleri çok uzun sürmüyor. Hele de iki taraf da ünlü ise! Sizin evliliğiniz ya da ilişkiniz nasıl böyle iyi ve örnek olabilecek bir şekilde devam ediyor? Farkınız nedir?

Şebnem K.: Biz hiçbir zaman kendimizi sanatçı gibi görmedik. Normal bir ailenin yaşamı nasılsa bizimki de öyle. Biz evin kapısından girdiğimizde şöhret elbisesini portmantoya asıp eve Şebnem ve Fatih olarak giriyoruz. Biz normal insanlar gibi yaşadığımız için evliliğimiz sürüyor. Türk toplumuna aile olarak en azından iyi bir örnek olabildiğimizi düşünüyoruz. Bu konuda tevazu gösteremeyeceğim gerçekten. Her konuda tevazu göstermeyeceğim; ama iyi bir örnek aile gerekli. Sanat dünyasında öyle yoz bir ortam var ki. Şebnem-Fatih değil mesele, böyle bir duruş gerekli.

Fatih K.: Şöyle bakıyoruz yaşama ve şöhrete; hatırlayacaksınız bu söz bir yerde mülhemdir; �şöhret riyadır kandırılırsınız, şöhret rüyadır uyandırılırsınız�. Biz tanınmış insanlar olduğumuzu sokağa çıkınca fark ediyoruz. Onun dışında çok sıradan ve mütevazı yaşıyoruz.
Şöhretiniz ailenize zarar verir duruma gelse ne yaparsınız?

Fatih K.: Derhal bırakırım, hiç düşünmem bile. Bir saniye değil, bir salise dahi tereddüt geçirmeden bırakırım.

Şebnem K.: Bizim için ailemiz daha önemli. Ben Fatih�le tanıştığım zaman benim için spikerlik çok çok önemliydi. Hiç kimsenin vazgeçiremeyeceği bir şeydi. Tanıştıktan üç gün sonra bana evlenme teklif etti. Bir sene içinde evlendik. Fatih Bey; �Ben çalışmanı istemiyorum.� demişti. O kararı çok zor vermiştim. Ama işimden ayrılmıştım.

Ama sonra geri döndünüz!

Onun zoruyla geri döndüm. (Gülüyor) Ozan olduktan sonra iş teklifleri sürekli gelmeye başladı. Kanal 6�dan teklif geldi. Hiç beklemiyordum; ama Fatih Bey dedi ki; �Ben senin çalışmanı istiyorum.� Neden dedim, dedi ki; �Ben bir yanlış yaptım. Seni o kimliğinle sevmiştim ve öyle kabul etmeliydim.� dedi. Ondan sonra çalışmaya başladım. Kendi kendine fark etmesi benim için çok önemliydi. Biz şöyle düşünüyoruz. Herkesin bir işi var. Ve herkes sadece işini yapıyor. Biz ailemizin geçimini sağlamak, çocuğumuz geleceği için bir iş yapmak zorundayız. İşimiz yaşama amacımız değil, yaşama aracımız. Ailem dışındaki her şeyden vazgeçebilirim.

Bu kasette Şebnem Hanım neredeyse sizin kadar yer almış. Şebnem Hanım�ın müziğinize katkısı nedir?

Şebnem Hanım�ın en önemli özelliği ve katkısı önsezileridir. Onun tartışılmaz bir önsezi kabiliyeti var. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır. ben bu söze katılmıyorum. Kadın erkeğin arkasında değil yanındadır. Şebnem hanım vizyonu ve misyonu olan bir kadın. Kadın sadece evde oturan ve çocuk bekleyen değildir.

Her sanatçı ilk çıktığı zamanki imajla durmuyor. Sizi bildik bileli bıyıklısınız, bıyıklarınızı kesmeyi düşünmüyor musunuz?

(Gülüyorlar)

Şebnem K.: Bir ara kesti.

Fatih K.: Ortalığa pek çıkmadım o dönemlerde. Olumlu bakılmadı. Aslında her sene tatillerde keserim bıyıklarımı.

Şebnem K.: Bıyık Fatih�e gerçekten çok yakışıyor. Fatih, bıyıksız bambaşka bir insan oluyor.

Siz istemiyorsunuz herhalde kesmesini...

Yıllar önce bir haber yapmışlardı. �Şebnem istedi bıyıklarını kesti� diye yazdılar. Halbuki hiç de öyle değil. Mesela daha çok erkekler karşı çıkıyor. Hanımlar daha hoşgörülü. �Böyle de olmuş.� diyorlar; ama erkekler �Hayır asla. Fatih bıyıklarını kesmemeli.� diyorlar.

�Oğlumuz için; �keşke ünlü olmasaydık�diyoruz� Şöhretli anne babaların çocukları genellikle sorunlu, doyumsuz ve mutsuz çocuklar oluyor? Siz Ozan�ın böyle olmaması için ne yapıyorsunuz?

Şebnem K.: Ozan zaten şöhretli bir ailenin çocuğu gibi büyümüyor. Aslında bu, Ozan�ın mağduriyeti. Ozan, farklılık hissetsin istemiyorum. Ozan�ın her istediğini asla almadık bugüne kadar.

Fatih K.: Biz çocuğumuzu anaokulunda devlet okuluna gönderdik. Anne babasının toplumsal statüleri Ozan�ı hiç etkilememeli diye düşünüyoruz.

Şebnem K.: Aslında şanssız ve mağdur bir çocuk Ozan. Bize hep şikayette bulunuyor. Bir kez küçükken Tatilya�ya gitmeyi çok istemişti. Götürdük tabii. Tatilya�da insanlar imza almak, tanışmak, selam vermek için çevremizde toplandılar. Bir an için Ozan�ı unutmuşum. Sonra onu aradım, bakındım. Köşede bir yere çekilmiş ağlıyordu. Hiç unutamam bunu. Bize çok kez �sizin yüzünüzden çocukluğumu yaşayamadım� demiştir. Bunları düşününce keşke oğlumuz için tanınmış birileri olmasaydık diyoruz. (Gözleri doluyor) Belki çocuk, baba ya da anne tarafından ünlü olan birisinin çocuğu olsaydı biraz daha rahat olurdu, anne ya da baba onu kapatabilirdi. İki tarafta ünlü olduğu zaman çocuk hiç rahat edemiyor. Fatih K.: Biz Ozan�la sinemalara gideriz. Sokaklarda gezeriz. Ozan�ın kendi isteği üzerine cuma namazına gideriz. ZAMAN