PDA

Tam Sürüm Bilgini Göster : Kısaparmak 4 yaşında oruç tutmuş


Türkü
04-16-2009, 11:44 AM
Fatih Kısaparmak, katıldığı bir programda Ramazan ait anılarını ve izlenimlerini dinleyicilerle paylaştı.

İZZET TAŞKIRAN`ın haberi...

`Ramazan konserleri gerçek sanatçıyla diğerlerini ayıran turnusol kağıdı gibi`

Türk Halk Müziğinin`Türkü Baba`sı Fatih Kısaparmak, Moral FM`de `Ramazan Sohbeti` programına katılarak Ramazan ait anılarını ve izlenimlerini dinleyicilerle paylaştı.

Beyefendi duruşu ve sanatıyla halkın gönlünde taht kuran Fatih Kısaparmak, belediyeler tarafından düzenlenen Ramazan etkinliklerinin gerçek sanatçıların medyanın dayattığı isimlerden ayrışmasına sebep olarak turnusol kağıdı işlevi gördüğünü belirtti.

Ünlü sanatçı, `Bu konserler halk sanatçılarıyla medyanın dayattığı ve köpürttüğü diğerler isimlerin ayrışmasına yol açıyor. Böylece Türkiye`nin ulusal, manevi, moral ve kültür değerlerine sahip olan gerçek sanat erbabının milletiyle kucaklaşması sağlanmış oluyor.` diye konuştu.

Programda `Ramazan`ın bütün özelliklerini bu toprağın insanlarının hücrelerine varıncaya dek yaşadıklarını ve yaşattıklarını görmek bende yarına dair umutlarımı tazeleyici motivasyon etkisi yapıyor.` diyen Türkü Baba, bu kutsi ayda camilerde çok sayıda genci görmenin kendisini mutlu ettiğini söyledi.

Sevilen sanatçı konu hakkında şu açıklamayı yaptı:

`Özellikle genç kuşakların Ramazan`la ilgili hassasiyetleri fevkalade yüksek. Teravih nedeniyle camilere gittiğinizde çok genç bir kitle bu ayı hücrelerinde yaşıyor. Bu durum sadece çoğunluğu genç olan bir nüfusa sahip olmakla açıklanamaz. Yaygın bir düşünceye göre yaşlıların camiye yoğun olarak gittikleri söylenir fakat bu tablo bunu tersine çeviriyor.`

`Gençleri aslında görünüşleriyle kategorize etmemek gerekiyor. Uzun saçıyla, küpeli kulağıyla ilk bakışta bize farklı çağrışımlar yaptırabilecek giysileri olan gençlerin özde ve ruhta duyarlı bir insan olduklarını görmek bana mutluluk veriyor.`

Programın sonlarında müzik piyasasındaki mevcut durum nedeniyle belli bir süre albüm yapmayacağını açıklayarak sevenlerini bir nebze de olsa üzen Kısaparmak, Moral FM dinleyicilerine Ramazan`la ilgili şu mesajı verdi:

`Dinleyicilerimize bu ayda sağlık ve iç huzuru diliyorum. Ülkemize sevgi merhamet, hoşgörü ve barış diliyorum, Ramazan vesilesiyle bunlar artacaktır inşallah. Sevgiyi ve barışı çoğaltan irfanımızın artmasını temenni ediyorum. Moral FM dinleyicilerine, çalışanlarına ve yöneticilerine sizin şahsınızda saygılar sunuyorum.`

RAMAZAN`DAKİ HALK KONSERLERİ TURNUSOL KÂĞIDI İŞLEVİ GÖRÜYOR

—Ramazan ayı içerisinde çalışma temponuzda bir değişiklik oluyor mu?

Olumlu anlamda oluyor. Ramazan`ın bereketi şükürler olsun ki bizim çalışmalarımızı etkiliyor. Son yıllarda Ramazan münasebetiyle illerimizde Ramazan etkinlikleri ve şölenleri düzenleniyor ve biz de bunlarda yer alıyoruz. Hatta bu nedenle şimdi Antalya`da bulunuyorum. Akşama Korkuteli ilçesinde bir konser vereceğiz. Ben bu manada Ramazan`ın bereketine çok inanıyorum. Bizim gibi sanatçıların geniş kitleyle bütünleşmesine vesile oluyor.

Ramazan`daki halk konserleri bence turnusol kâğıdı işlevini yerine getiriyor. Bunlar halk sanatçılarıyla medyanın dayattığı ve köpürttüğü diğerlerinin ayrışmasına yol açıyor. Böylece Türkiye`nin ulusal, manevi, moral ve kültür değerlerine sahip olan gerçek sanat erbabının milletiyle kucaklaşması sağlanmış oluyor.

UZUN SAÇLI VE KÜPELİ GENÇLERİN RAMAZAN`A KARŞI DUYARLI OLMASI SEVİNDİRİCİ

—Ülkemizin dört bir yanını karış karış gezen bir sanatçı olarak şehirlerimizdeki Ramazan atmosferini ve coşkusunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ramazan ayının bütün özelliklerini bu toprağın insanlarının hücrelerine varıncaya dek yaşadıklarını ve yaşattıklarını görmek kişisel olarak bende yarına dair umutlarımı tazeleyen motivasyon etkisi yapıyor.

Öncelikle şunu söylemekte fayda var. Bu ülke insanların bir kimlik bunalımı ve arayışı yok. İnsanlarımızın binlerce yılın imbiğinden süzülen, değiştikçe gelişen ve geliştikçe yerleşen ortak kimlik belgemiz var. Ramazan ayının bu kimliği daha da öne çıkartan etkisinin olduğunu gözlemliyorum.

Bence Ramazan`ın en önemli misyonu merhamet, şefkat ve sevgiyi yaşama irfanına bir vesile olmasıdır. İrfan kelimesini vurgulamak ve altını çizmek isterim. Bunlar zaten yaşanıyorken bu ayda daha da ortaya çıkıyor. Bu ay adeta bir iyilik antrenmanı ve egzersizi gibi geliyor bana.

Özellikle genç kuşakların bu doğrultuda hassasiyetleri fevkalade yüksek. Teravih nedeniyle camilere gittiğinizde çok genç bir kitle bu ayı hücrelerinde yaşıyor. Bu durum sadece genç nüfusa sahip olmakla açıklanamaz. Yaygın bir düşünceye göre yaşlıların camiye gittiği söylenir fakat bu tablo bunu tersine çeviriyor. Gençleri aslında görünüşleriyle kategorize etmemek gerekiyor. Uzun saçıyla, küpeli kulağıyla ilk bakışta bize farklı çağrışımlar yaptırabilecek giysileri olan gençlerin özde ve ruhta duyarlı bir insan olduklarını görmek bana mutluluk veriyor.

—Çocukluk günlerinizde tuttuğunuz ilk orucu hatırlıyor musunuz?

Hatırlıyorum Fethi Bey. Hatta geçen gün eşim Şebnem Hanım`la bunu paylaşmıştım. Sanırım dört yaşındaydım. Yarım günlük oruç tuttuğumu hatırlıyorum. Ailem beni teşvik etmek için çocuk orucu tutturmuştu ve ben öğlende orucumu zeytinle açmıştım. Yine zannederim altı yaşlarındayken tam gün oruç tuttuğumu hatırlıyorum. İftara doğru rahmetli büyük babam beni sırtına alıp gezdirmişti, şeker ve lokum hediye etmişlerdi. Ortaokuldan itibarense bir ay boyunca oruç tutmaya başladım.

GÖSTERİŞ OLSUN DİYE YAPILAN İFTAR SOFRALARINA DİKKAT ETMELİYİZ

—Peki Fatih Kısaparmak`ın Ramazan`a özel adetleri var mıdır?

Ziyaret anlamında bakarsak bu ay itibariyle vefat etmiş olan büyüklerimizin kabirlerine ziyareti sıklaştırıyoruz. Bu sene rahmetli babamın mezarını yeniden elden geçirme fırsatı lütfetti Rabbim. Bu bize huzur sağladı. Akraba ziyaretleri ve pide bizim vazgeçilmezdir.

Bu vesileyle bir şey daha söylemek istiyorum. Pideyi asla bayatlatmamak ve atmamak gerekir. Çünkü bunun ziyan olduğunu görüp çok üzülüyorum. Bunların bir şekilde tekrar kullanılması gerekir. Gösteriş için yapılan zengin iftar sofraları da ayrı bir hikâyedir. Onlara da dikkat etmemiz lazım. Hele ekmeğin israfı bizim çok korktuğumuz bir davranıştır. Yere ekmek düştüğünde çoğu kez öpüp kaldırırız. Bu Anadolu insanının Müslüman Türk olma özelliğini vurgulayan ve ortaya çıkaran bir özelliğidir. Bizde ekmeği atmak diye bir şey olamaz. İsraf en büyük ayıplardan biridir.

SEVGİYİ VE BARIŞI ARTTIRAN İRFANIMIZIN ARTMASINI DİLİYORUM

—Son olarak sevenlerinize mesajınız ne olacak? Bir de sevenleriniz merak ediyordur, yeni bir albüm çalışmanız var mı?

Müzik dünyasının içinde bulunduğu durum malum. Bu nedenle albüm çalışmamız yok ama yeni beste çalışmalarımız devam ediyor.

Ramazanla ilgili olarak ta dinleyicilerimize şu mesajım olacak: Onlara sağlık ve iç huzuru diliyorum. Ülkemize sevgi merhamet, hoşgörü ve barış diliyorum, Ramazan vesilesiyle bunlar artacaktır inşallah. O sevgiyi ve barışı artıran irfanımızın artmasını diliyorum. Moral FM dinleyicilerine, çalışanlarına ve yöneticilerine sizin şahsınızda saygılar sunuyorum.